29 Ekim Cumhuriyet Bayramı
Perşembe, Ekim 29, 2009
Yukarı Bak
Salı, Ekim 20, 2009
Fragmanları dönmeye başladığından beri izlemek için can atıyordum.Ve geçen cuma günü vizyona girmesiyle birlikte biz de kızımla birlikte izlemeye gittik.Gerçi Gökçe ilk 10 dakikada ne zaman biticek nezaman çıkıcaz moduna girdi.Çünkü Up komediden çok dramdı.İlk yarıda gerçekten üzülüyorsunuz.Ben filmi beğendim ama çok fazla beklentiyle gitmemek gerekiyor.Film başlamadan önce yayınlanan kısa animasyon çok eğlenceliydi.
Kısaca özetlemek gerekirse.Çocukluk aşkıyla evlenen kahramanımız yaşlı bir dede olduktan sonra yalnız kalır ve aşkıyla birlikte hayal ettikleri evlerini şeytan şelalelerine taşıma fikrini hayata geçirir.Bunu da binlerce uçan balonla yapar.
Çocukken tanıştıkları sahne.
Kahramanımız yaşlı bir dede artık.
Gençlik yıllarından bir sahne.Görseller burdan.
Manisa Ziyareti ve Sultan Kız'ın Düğünü
Pazartesi, Ekim 19, 2009
Geçen hafta cuma gecesi ben bu otobüsle Manisa yollarındaydım.Gidişimin sebebi Üniversiteden arkadaşlarım Sultan&Sedat'ın düğünleriydi.Yol gözümde çok büyüsede Pamukkale Turizmle çok rahat ettiğimi söyleyebilirim.Kişisel Dvd ve televizyonun dışında tek kişilik koltukta kimseyi "rahatsız" etmeden yolculuk yapabildim.Nitekim sürekli dönüyorum o küçücük koltuğun üstünde.Cumartesi sabah ordaydım.Gece düğün oldu ve ben yeniden İstanbul yollarına koyuldum.Kızımdan sadece 36 saat ayrı kalmış oldum böylece.Yine de çok özlemişim minik cadımı.
Canım arkadaşım çok güzel bir gelin olmuştu.Resimde elimde tuttuğum uğur parası.Gelin içeri girerken kafasının üzerinden serptiler.
Sabah biraz dinlendikten sonra İzmirden gelen kuzenlerimle birlikte Manisayı gezmeye başladık.Yeni Handa kahvelerimizi (ben dondurmamı) içtikten sonra meşhur manisa bezi çalışmalarını inceledim.Hepsi çok güzeldi ama İstanbul'da da bulabileceğimiz düşünüp almadım.
Burası Manisa'nın merkezi.
Oraya kadar gidipde meşhur kebabından yememek olmazdı.Çok lezzetliydi ama ben biraz iskender kebabına benzettim.Üzerine atılan somak ekşisi apayrı bir lezzet katmıştı.
Ha birde mesir macunu almadan dönemezdim.En meşhuru bu markaymış.
Dönüş yolunda giderkenki kadar şanslı değildim. Tek kişilik koltuk yoktu.Yanımda konuşmayı çok seven bir kadın vardı ki ben yolculukta konuşmayı hiç sevmem.Uyumuyorsam hayal kurarım.Otobüs Susurlukta durdu.Meşhur ayran ve gözleme yemek uğruna nerdeyse otobüsü kaçırıyordum.Tadı hala damağımda.
Gaziantep - Annemin İlkokulu
Cuma, Ekim 09, 2009
Gaziantepte gezerken annemin ilkokulunu bulduk.Gerçi artık orası restorasyon yapılmış ve müzeler müdürlüğü olmuş.Yani annemin sınıfı artık ofis olmuş...Annem çok duygusal anlar yaşadı okulun içinde.Sonra ordaki bir görevli bize hatıra defteri olduğunu ve istiyorsak yazabileceğimizi söyledi.Annemin göz yaşları içinde deftere yazdıkları bize de duygusal anlar yaşattı.Okulda çektiğim fotografları yne slide yaptım.
Gönderen Gulos zaman: 7:15 AM 0 yorum
Etiketler: Annemim Okulu, Antep, Gezi
Gaziantep - Hasan Süzer Etnoğrafya Müzesi
Perşembe, Ekim 08, 2009
Gaziantep'in en sevdiğim tarafı da taş sokaklar ve restore edilmiş konaklar oldu.Bunlardan biriside "Hasan Süzer Etnografya Müzesi"ydi.Bayıldım oraya.Her oda beni daha çok şaşırttı.Orada çektiğim fotoğraflar o kadar çoktu ki bende slayt olarak hazırladım.Gelin odası , elti odası ,kaynana odası ,mutfak,cephane odası ,ne odası olduğunu anlayamadığım üst katta bir oda ve en çok sevdiğim dışarıdan göremeyeceğiniz iç avlu.Ailenin böyle bir arada yaşaması ilginç geldi bana.Şimdiyi düşününce ne kadar yalnız bir hayat sürdüğümüzü farkettim.






